Doç. Dr. Yağmur Minareci, rahim ağzı kanseri belirtilerinin enfeksiyon veya hormonal değişikliklerle karıştırılabileceği uyarısında bulundu. Minareci, ilişki sonrası kanama, olağandışı vajinal akıntı, geçmeyen pelvik ağrı ve açıklanamayan kilo kaybı gibi belirtilerin göz ardı edilmemesi gerektiğini belirtti.
Bu belirtilerin tek başına kanser anlamına gelmediğini ancak tekrarlaması veya uzun sürmesi durumunda mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Doç. Dr. Minareci, kişinin kendi normalinden farklı ve kalıcı değişiklikleri önemsemesi gerektiğini vurguladı.
Doç. Dr. Minareci, rahim ağzı kanserinde gözden kaçabilen belirtileri sıraladı. Bunlar arasında cinsel ilişki sonrası tekrarlayan kanama, adet dönemleri arasında görülen lekelenme veya kanama yer alıyor. Menopoz sonrası kanama hiçbir zaman normal kabul edilmemeli ve mutlaka sebebi araştırılmalıdır.
Adet miktarının belirgin şekilde artması veya süresinin alışılmışın dışına çıkması da önemsenmesi gereken bir durum. Kadının alışık olmadığı şekilde gelişen sulu, kanlı veya kötü kokulu vajinal akıntı da dikkate alınmalıdır. Akıntının rengi, kokusu, miktarı veya yapısındaki kalıcı değişikliklerin nedeni araştırılmalıdır.
Cinsel ilişki sırasında ağrı, enfeksiyon, kuruluk veya farklı pelvik hastalıklardan kaynaklanabilir. Şikâyetin sürekli hale gelmesi veya ilişki sonrası kanamayla birlikte görülmesi halinde kontroller ihmal edilmemelidir. Uzun süren pelvik, kasık veya bel ağrısı tek başına rahim ağzı kanserine özgü olmasa da geçmemesi, artması ve anormal kanama gibi diğer belirtilerle birlikte görülmesi önemlidir.
Diyet veya yaşam tarzı değişikliği olmadan gelişen belirgin kilo kaybı ve iştahsızlık, diğer belirtilerle birlikte ortaya çıkması halinde değerlendirilmelidir. Uzun süren ve dinlenmeyle geçmeyen yorgunluk da diğer uyarı işaretleriyle birlikte görüldüğünde önemsenmelidir. Hastalığın ileri dönemlerinde bacaklarda şişlik görülebilir, bu durum lenf dolaşımının etkilenmesine bağlı gelişebilir.
Doç. Dr. Minareci, belirtilerin büyük bölümünün iyi huylu hastalıklarda da görülebileceğini yineleyerek, açıklanamayan değişikliklerin ortaya çıkması, tekrarlaması veya inatçı şekilde devam etmesinin önemli olduğunu belirtti. Kanser öncüsü değişikliklerin çoğu zaman belirti vermediğini hatırlatan Minareci, yalnızca şikâyetlere güvenilmemesi ve yaşa, sağlık öyküsüne uygun HPV ve Pap smear taramalarının aksatılmaması gerektiğini söyledi.
Reklam & İşbirliği: [email protected]