Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Sinan Tanyolaç, fazla kilo, yüksek insülin düzeyleri ve insülin direncinin meme kanseri riskiyle doğrudan ilişkili olduğunu belirtti. Metabolik bozuklukların takibi ve yaşam tarzı değişikliklerinin önemini vurgulayan Tanyolaç, sağlıklı beslenme ve düzenli fiziksel aktivitenin bu riskleri azalttığını ifade etti.
Doç. Dr. Sinan Tanyolaç, insülin direnci ile meme kanseri arasındaki ilişkinin karmaşık olduğunu söyledi. İnsülin ve insülin benzeri büyüme faktörü-1 (IGF-1) gibi metabolik sinyallerin hücre büyümesinde rol oynadığını açıkladı. Yapılan araştırmalar, IGF-1 düzeylerindeki artışın meme kanseri riskini yükseltebileceğine işaret ediyor.
Meme kanserinde erken tanının kritik olduğunu belirten Doç. Dr. Sinan Tanyolaç, farkındalığın sadece tarama programlarıyla sınırlı kalmaması gerektiğini vurguladı. Kadınların meme kontrollerine ve hekim ziyaretlerine özen göstermesinin yanı sıra genel sağlık durumlarını ve metabolik risklerini de göz ardı etmemeleri gerektiğini söyledi. Fazla kilo, karın yağlanması, hareketsizlik ve metabolik bozukluklar diyabet ve kalp hastalıklarının yanı sıra bazı kanser türleri için de risk faktörleri arasında yer alıyor.
Dünya Kanser Araştırma Fonu ve Uluslararası Kanser Araştırmaları Ajansı verileri, metabolik açıdan sağlıksız obezite ile özellikle menopoz sonrası meme kanseri arasında bir ilişki olduğunu gösteriyor.
Doç. Dr. Sinan Tanyolaç, insülin direncini yönetmede yaşam tarzı değişikliklerinin temel olduğunu belirtti. Düzenli fiziksel aktivite, dengeli beslenme, yeterli uyku ve sağlıklı kiloyu korumanın önemine dikkat çekti.
Aerobik ve direnç egzersizlerinin insülin duyarlılığını artırdığını söyleyen Tanyolaç, sebze, meyve, tam tahıllar, balık ve sağlıklı yağlardan oluşan bir diyetin rafine şeker ve işlenmiş gıdalardan kaçınarak metabolik sağlığı desteklediğini ekledi. Fazla kilolu bireylerde sürdürülebilir kilo kaybı, insülin duyarlılığını ve diğer metabolik göstergeleri iyileştirebilir.
Doç. Dr. Tanyolaç, kişilerin metabolik sağlıklarını sadece kan şekeri değerlerine bakarak değerlendirmemeleri gerektiğini ifade etti. Kan şekeri normal olsa bile metabolik risklerin var olabileceğini belirtti. Kilo, bel çevresi, kan şekeri, HbA1c, kan yağları ve genel sağlık öyküsünün bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Gerekli testlere hekimin karar vereceğini sözlerine ekledi.
Meme kanseri farkındalık ayının, kadınların genel sağlıkları konusunda da bilinçlenmesi için bir fırsat olduğunu belirten Doç. Dr. Tanyolaç, erken tanı taramalarını aksatmamak ve sağlıklı bir metabolizma sürdürmenin uzun vadeli sağlık için kritik olduğunu söyledi. Sağlığı korumanın, vücuda bütüncül bir yaklaşımla bakmayı gerektirdiğini ifade etti.
Reklam & İşbirliği: [email protected]