Doğuştan kulak şekil bozuklukları, bebeklerin ilerleyen yaşlarda gözlük veya kulaklık kullanırken karşılaşabileceği estetik ve fonksiyonel sorunların yanı sıra, işitme kaybı gibi ciddi anomalilere de yol açabiliyor. Özellikle okul çağında akran zorbalığına maruz kalan çocuklarda özgüven kaybı ve sosyal izolasyon gibi psikolojik etkiler görülebiliyor. Acıbadem Kadıköy Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Reyhan Tamer, yaşamın ilk haftalarındaki kıkırdak esnekliğinden faydalanarak bazı bozuklukların ameliyatsız düzeltilebileceğini ve bu kritik dönemin kaybedilmemesi gerektiğini vurguluyor.
Her 5 çocuktan birinde görülebilen doğumsal kulak şekil bozuklukları, dış kulağın normal anatomik görünümünden farklılaşması olarak tanımlanıyor. Hafif vakalar yenidoğan muayenesinde gözden kaçabiliyor. Bu bozukluklar arasında dışa belirgin kulak, üst bölümün katlanması, kulak kenarı kıvrımlarının düzensizliği, fazladan kıkırdak kıvrımı veya dar ve büzüşmüş görünüm yer alıyor.
Ameliyatsız kulak şekillendirme tedavisinde zamanlama büyük önem taşıyor. Doğumu takip eden ilk 1-2 hafta, anneden geçen östrojen hormonunun etkisiyle kulak kıkırdağının en esnek olduğu dönemdir. Bu dönemde uygulanan küçük bir aparat, kıkırdağa yön vererek şekil bozukluklarının ameliyata gerek kalmadan düzeltilmesine yardımcı oluyor. Dr. Tamer, ailelerin “Büyüdükçe geçer” düşüncesiyle beklemesinin değerli tedavi süresini kaybettirebileceğini belirtiyor. Tedaviye geç başlanması etkinliği azaltırken, iki aydan sonra bile tedavi şansı tamamen ortadan kalkmasa da etkinliği düşüyor.
Dış kulak şekil bozukluklarının her zaman işitme kaybına yol açmadığını belirten Dr. Tamer, ancak dış kulak yolunun gelişimini etkileyen veya bazı yapıların eksik olduğu daha kapsamlı anomalilerde işitme sorunlarının görülebileceğini ifade ediyor. Bu nedenle belirgin kulak farklılıklarında yenidoğan işitme taraması ve uzman değerlendirmesi kritik önem taşıyor. Ayrıca, belirgin kulak farklılıkları çocuklarda alay edilme, lakap takılma ve zorbalık gibi akran zorbalığına yol açarak özgüven kaybına, sosyal ortamlardan kaçınmaya ve fotoğraf çektirmek istememe gibi psikolojik sorunlara neden olabiliyor. Bu durumlar, çocuğun psikososyal gelişimi açısından göz ardı edilmemelidir.
Uygun vakalarda, yenidoğan döneminde kullanılan ameliyatsız kulak şekillendirme yöntemi, kesi ve dikiş gerektirmeyen, ağrısız bir süreçtir. Bebeğin kulak yapısına göre hekim tarafından planlanan bu tedavi, genellikle birkaç hafta sürer ve başarı oranı uygun hastalarda yüzde 90’a ulaşabilir. Ebeveynlere, kulak dokusunun eksik olduğu durumlarda aparatla düzeltmenin mümkün olmadığını ve her bozukluğun bu yöntemle tedavi edilemeyeceğini hatırlatan Dr. Tamer, evde kendiliğinden bantlama gibi müdahalelerden kaçınılması gerektiğini vurguluyor. Doğru yaklaşım, şekil farklılığını erken fark etmek, işitmeyi değerlendirmek, sorunun türünü belirlemek ve hekim takibinde doğru zamanda tedaviye başlamaktır.
Reklam & İşbirliği: [email protected]