Acıbadem Kadıköy Hastanesi İç Hastalıkları ve Geriatri Uzmanı Prof. Dr. Berrin Karadağ, genetik yatkınlıkların yaşam alışkanlıklarıyla yönetilebileceğini belirtti. Karadağ, genetik mirasın riskli bir zemin sunabileceğini ancak doğru yaşam alışkanlıklarıyla bu risklerin azaltılabileceğini vurguladı. Japonya’nın deprem ülkesi olmasına rağmen sağlam yapılarla meydan okumasına benzeterek, vücudun da benzer şekilde yaşam tarzıyla güçlendirilebileceğini söyledi. Yaşlanmayı durdurmanın mümkün olmadığını ancak biyolojik saatin yavaşlatılabileceğini ekledi.
Prof. Dr. Karadağ, sağlıklı yaşlanmaya yönelik adımların genç ve orta yaşlardan itibaren atılmasının önemine dikkat çekti. Dünya Yaşlılar Günü kapsamında yaptığı açıklamalarda, yaşlılıkta fiziksel ve zihinsel dinçlik için 10 önemli püf noktası paylaştı. Bu adımlar, erken yaşlardan itibaren uygulanarak yaşlanma sürecini olumlu etkiliyor.
Hücresel yakıtın ayarlanması için Akdeniz tipi beslenme benimsenmeli. Antioksidan, zeytinyağı, sebze, meyve ve tam tahıldan zengin bir diyet, hücresel yaşlanmayı yavaşlatır. Porsiyonları kontrol etmek ve tabağı renklendirmek, hücre kalitesini korur. Sağlıklı vücut ağırlığını korumak da bu sürecin önemli bir parçasıdır.
Kas kütlesi kaybını önlemek için direnç ve güç egzersizleri şart. Yürüyüş tek başına yeterli değil; haftada en az iki gün kasları zorlayan egzersizler yapılmalı. Gençlikte oluşturulan güçlü kas ve kemik rezervi, ileri yaşlarda dengeyi sağlar ve kronik ağrıları engeller. Kuvvetli kaslar, kimseye bağımlı olmadan hareket edebilmenin anahtarıdır.
Kaliteli uyku, hücre onarımı için kritiktir. Derin uykuda salgılanan melatonin ve büyüme hormonu yaşlanma karşıtı etki gösterir. Her gece 7-8 saat kesintisiz uyku, beyindeki zararlı protein atıklarını temizleyerek bilişsel sağlığı korur. Yetersiz uyku ise hücrelerin erken yaşlanmasına neden olur.
Beyni aktif tutmak, bilişsel esnekliği artırır. Yeni bir dil öğrenmek, enstrüman çalmak veya sürekli yeni bilgi edinmek, sinirsel bağları canlı tutar. Güçlü sosyal ilişkiler, yalnızlığı ve depresyonu önleyerek ömrü uzatır. Mutluluk hormonu salgılanmasını sağlayarak bilişsel gerilemeyi yavaşlatır.
Bağırsak mikrobiyotası sağlığı, yaşlanmayı yavaşlatmada modern bir yoldur. Yoğurt, kefir gibi fermente gıdalar ve lifli sebzeler tüketmek, kronik enflamasyonu baskılar. Bağırsak sağlığı, mutluluk hormonu üretimiyle de doğrudan ilişkilidir.
Kronik stresi yönetmek, mitokondri sağlığını korur. Meditasyon, doğada zaman geçirme ve nefes egzersizleri, stres hormonunu dengeler. Sakin bir zihin, hücre düzeyinde yaşlanmayı yavaşlatır. Psikolojik dayanıklılık, DNA’ların korunmasına yardımcı olur.
Yeterli su tüketimi, vücudun akışkanlığını ve hücresel su dengesini sağlar. Hücrelerin toksinlerden arınması, böbrek fonksiyonlarının korunması ve cildin elastikiyeti için su önemlidir. Yeterli hidrasyon, eklem sağlığını da destekler.
D vitamini, magnezyum ve B12 gibi değerlerin yeterli seviyede olması, kemik gücünü ve hormonal dengeyi destekler. Hekim kontrolünde alınan takviyeler, biyolojik depoları doldurur ve kemik erimesini önler.
Sigara, alkol ve aşırı tuzdan kaçınmak damar sağlığını korur. Düzenli kardiyo egzersizleri, damar esnekliğini artırarak organ yaşlanmasını geciktirir. Esnekliğini kaybetmiş damarlar, yüksek tansiyon ve kalp krizine yol açabilir.
Düzenli check-up ve koruyucu sağlık taramaları, hastalıklar gelişmeden önlem almayı sağlar. Tansiyon, kan şekeri ve kolesterol değerlerinin takibi, damar sağlığını korur. Erken teşhis ve önleyici tedbirler, büyük felaketleri engelleyebilir.
Reklam & İşbirliği: [email protected]