Türk Kardiyoloji Derneği ve Novartis Türkiye, Türkiye’de kalp ve damar hastalıklarının ölümlerdeki yüksek payına dikkat çekerek, bireyleri düzenli kalp sağlığı kontrollerini ertelememeleri konusunda uyardı. İki kurum, farkındalığın yılın her gününe yayılması gerektiğini vurguladı.
Türkiye İstatistik Kurumu’nun 2024 verilerine göre, ülkedeki kayıpların yüzde 36’sı kalp ve damar hastalıklarından kaynaklanıyor. Sağlık Bakanlığı ve Dünya Sağlık Örgütü’nün 2023 Hanehalkı Sağlık Araştırması sonuçları ise 40-69 yaş grubundaki nüfusun yüzde 12,7’sinde 10 yıllık kalp ve damar hastalığı riskinin yüzde 30’un üzerinde olduğunu veya mevcut hastalıkları bulunduğunu ortaya koydu.
Kolesterol ölçüm verileri, risk faktörlerinin bilinmesinin önemini bir kez daha gösterdi. 2019 Türkiye Sağlık Araştırması’na dayanan bir analize göre, 35-64 yaş arasındaki erkeklerin önemli bir kısmı hayatında hiç kolesterol ölçümü yaptırmadı. Bu durum, potansiyel risklerin fark edilmemesine yol açabiliyor.
Türk Kardiyoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Ertuğrul Okuyan, kalp sağlığını korumak için sağlıklı beslenme, hareket ve sigaradan uzak durmanın yanı sıra tansiyon ve kolesterol değerlerinin bilinmesi ve takip edilmesinin kritik olduğunu belirtti. Okuyan, özellikle LDL-K (kötü kolesterol) değerinin takibinin önemine işaret ederek, yüksek kolesterol ve kontrol altına alınmayan kalp-damar hastalıklarının kalp krizi ve inme gibi hayati riskleri beraberinde getirdiğini ifade etti. Tedavilerin aksatılmaması ve düzenli kontrollerle risklerin erken fark edilip kontrol altına alınmasının altını çizdi.
Kardiyovasküler alanda çalışmalarını sürdüren Novartis Türkiye Ülke Başkanı Serkan Barış ise kalp sağlığında uzun vadeli ilerleme için ortak hareket etmenin gerekliliğini vurguladı. Barış, toplumda kalp sağlığına yönelik artan konuşmaları olumlu bulduğunu ancak bu konunun sadece belirli zamanlarda değil, her gün ele alınması gerektiğini söyledi. Novartis’in 40 yılı aşkın süredir kardiyovasküler alandaki ihtiyaçlara yönelik çalıştığını ve bilimsel yenilikleri hastalara ulaştırmak için çaba gösterdiğini belirtti. Kalıcı değişimin tedavilerin yanı sıra ortak hareketle mümkün olduğuna inandıklarını dile getiren Barış, Türk Kardiyoloji Derneği gibi uzmanlık dernekleri ve sağlık paydaşlarıyla iş birliği içinde, hasta yolculuğunu iyileştirmek ve önlenebilir sonuçları engellemek için çalıştıklarını kaydetti.
Reklam & İşbirliği: [email protected]