Uzm. Dr. Esra Tutal, halk arasında ‘kemik erimesi’ olarak bilinen osteoporozun, kemiklerin zayıflayarak kırılgan hale gelmesiyle sakatlıklara ve hatta ölüme yol açabileceğini belirtti. Tutal, hastalığın genellikle kırık oluşana kadar hiçbir belirti vermediğini vurguladı.
Uzm. Dr. Esra Tutal, osteoporoza bağlı kırıkların en sık kalça, bel ve bilek kemiklerinde görüldüğünü aktardı. Hastalık, ileri dönemlerde sırt ağrısı, bel ağrısı, boy kısalması ve duruş bozukluğuna neden olur. Kadınlar, yaşlılar, ailesinde kırık öyküsü olanlar ve zayıf yapılı bireyler risk altındadır.
Uzm. Dr. Tutal, romatizma tedavisinde kullanılan kortizonlu ilaçlar, epilepsi ve kanser ilaçları ile bazı mide ilaçlarının osteoporoza yol açabileceğini ifade etti. Romatoid artrit, kanser, lupus, multipl miyelom, böbrek ve karaciğer hastalıkları gibi rahatsızlıklar da kemik erimesi riskini artırır.
Hareketsiz yaşam tarzı, sigara ve alkol kullanımı, yetersiz kalsiyum alımı risk faktörleri arasındadır. Aşırı tiroit hormonu kullanımı, aşırı zayıflık, yetersiz beslenme ve zayıflama ameliyatları da hastalığın gelişimine katkıda bulunur.
Uzm. Dr. Esra Tutal, kemik sağlığı için protein açısından zengin beslenmenin kritik olduğunu belirtti. Vücut ağırlığının normal sınırlarda tutulması ve günlük 1000-1200 mg kalsiyum alımı önemlidir. Az yağlı süt ürünleri, koyu yeşil sebzeler, balık ve soya ürünleri en iyi kalsiyum kaynakları arasında yer almaktadır.
D vitamini, kalsiyumun bağırsaklardan emilimi için gereklidir. Güneş ışınlarından bir miktar D vitamini alınsa da, genellikle günlük 600-800 ünite D vitamini takviyesi önerilmektedir. Günlük düzenli egzersizler, özellikle yürüyüş, kemiklerin güçlenmesini sağlar.
Uzm. Dr. Tutal, 65 yaş üstü kadınlar, 70 yaş üstü erkekler ve risk faktörü taşıyan bireylerin düzenli kemik mineral dansitometri taraması yaptırmalarını önerdi. Bu sayede kırık oluşmadan hastalığın teşhis ve tedavisi mümkün hale gelir.
Reklam & İşbirliği: [email protected]