Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, bir televizyon programında yaptığı açıklamada, Türkiye’de Hantavirüs salgını riski bulunmadığını belirtti. Memişoğlu, “Toplumumuz bu konuda müsterih olsun. Spekülasyonlar değil, Sağlık Bakanlığımızın açıklamaları dikkate alınmalıdır,” diyerek vatandaşları sakin olmaya çağırdı.
Bakan Memişoğlu, Türkiye’nin COVID-19 pandemisindeki sağlık sisteminin direncini ve kapasitesini ispatladığını vurgulayarak, mevcut sağlık sisteminin ve insan gücünün her türlü salgını önlemeye ve takip etmeye muktedir olduğunu ifade etti. Hazırlıklı olduklarını ve paydaşlarla işbirliği içinde çalıştıklarını sözlerine ekledi.
Sağlık Bakanı Memişoğlu, Hantavirüs testi yapılan 5 vatandaşın sonuçlarının negatif çıktığını duyurdu. İki vatandaşın karantinaya alındığını, üç vatandaşın ise gemiden ayrıldıktan sonra izole şekilde alındığını belirtti. Bu beş kişinin testlerinin negatif olduğunu ancak 42 günlük karantina süreçlerinin devam ettiğini söyledi.
Bakan Memişoğlu, Türkiye’nin sağlık sistemiyle dünyada en iyi hizmeti sunan ülkelerden biri olduğunu yineledi. 2002’den bu yana Sağlıkta Dönüşüm Projesi ile büyük bir gelişim yaşandığını belirtti. Ayrıca, TÜSEB’in son bir yılda 2 bin projeyi desteklediğini ve Türkiye’nin sağlık alanında üretim yapma konusunda önemli adımlar attığını aktardı.
Yerli CAR-T hücre tedavisi uygulamalarının aralık ayından beri Ankara Etlik Şehir Hastanesi’nde başarıyla gerçekleştirildiğini kaydeden Memişoğlu, yerli renkli doppler ultrasonografi cihazının da iki yıl içinde üretilebilir hale geleceğini açıkladı. Hematolojik kanser tedavileri için de TÜSEB aracılığıyla destek sağlandığını belirtti.
Türkiye’nin yerli üreticisine ve bilim insanlarına büyük katkı sağladığını ifade eden Memişoğlu, yerli fikirlerle üretilmiş klinik çalışmaların sayısını artırmayı hedeflediklerini söyledi. Sosyal Güvenlik Kurumu’nun (SGK) yerli fikirli klinik çalışmalardaki hasta maliyetlerini karşılayacak düzenlemeler yapıldığını aktardı.
Bakan Memişoğlu, ASELSAN ile yerli kalp-akciğer makinesinin üretildiğini ve ilk olarak Bilkent Hastanesi’ne teslim edildiğini bildirdi. Bu tür teknolojik yatırımların desteklendiğini ve Türkiye’nin sağlık alanında büyük bir yol kat ettiğini vurguladı. Hedefin 5 yılda 10 milyar, 10 yılda 50 milyar dolarlık sağlık ihracatı olduğunu söyledi.
Türkiye’de 1.700’ün üzerinde sağlık üreticisi bulunduğunu belirten Memişoğlu, 800 ilaç fabrikası olduğunu ve bunların 200’ünün kendi ilacını ürettiğini ifade etti. Mevcut ilaç ihracatının 2 milyar dolar, sağlık turizmi kapasitesinin ise 2-3 milyar dolar civarında olduğunu ancak bu rakamların yetersiz olduğunu dile getirdi.
Memişoğlu, SMA ilaçlarının Türkiye tarafından üretilmeye başlandığını duyurdu. Bilim insanları, mühendisler ve sağlık üreticileri tarafından üretilen ilaçların sağlık sisteminde kullanılmaya hazır olduğunu belirtti. Türkiye’nin artık sağlıkta sadece bir pazar değil, teknoloji ve üretimde bir ortak ve rol ortaya koyucu olduğunu vurguladı.
‘Koruyan Sağlık’ kapsamında yapılan kanser taramaları hakkında bilgi veren Memişoğlu, son bir yılda 7 milyon kişinin tarandığını ve 28 bin kişiye erken kanser teşhisi konulduğunu açıkladı. Erken taramaların önemine dikkat çekerek vatandaşları bu hizmetlerden faydalanmaya çağırdı.
Sezaryen oranlarına da değinen Bakan Memişoğlu, Türkiye’de sezaryen oranının geçen yıl düşme eğilimine girdiğini belirtti. Dünya Sağlık Örgütü’nün önerdiği oranlara ulaşmak için çalıştıklarını, bu kapsamda koordinatör ebeler görevlendirildiğini ve ‘Annelik Yolculuğu’ adlı bir telefon uygulaması ile Gebe Okulları oluşturulduğunu söyledi.
Reklam & İşbirliği: [email protected]