Yüksek hava sıcaklıklarının uyku düzenini olumsuz etkilediğini belirten Dr. Fatma Arıcak, aşırı sıcakların uykuya dalmayı güçleştirdiğini, gece boyunca sık uyanmalara yol açtığını ve bunun da bedensel ile zihinsel performansı düşürdüğünü açıkladı. Kaliteli uykunun gün içerisindeki enerjinin yeniden kazanılması, bağışıklık sisteminin güçlenmesi ve zihinsel fonksiyonların sağlıklı sürdürülmesi için kritik olduğunu vurgulayan Arıcak, sıcak hava koşullarının uyku kalitesini düşürebileceğini belirtti.
Dr. Arıcak, uykuya geçiş sırasında vücut çekirdek ısısının doğal olarak düştüğünü, yüksek çevre sıcaklığının bu fizyolojik süreci bozarak uykuya dalma süresini uzatabileceğini ve derin uyku evrelerini azaltabileceğini ifade etti. REM ve derin uyku evrelerindeki bozulmanın ertesi gün dikkat, hafıza, öğrenme kapasitesi ve ruh hali üzerinde olumsuz etkilere yol açabileceğini söyledi. Serin, karanlık ve iyi havalandırılmış bir uyku ortamının melatonin hormonu salgılanmasını destekleyerek daha kaliteli bir uyku düzenine katkı sağladığını belirtti.
Kalitesiz uykunun dikkat dağınıklığı, unutkanlık, konsantrasyon güçlüğü, sinirlilik ve gün boyu yorgunluk hissine neden olabileceğini vurgulayan Arıcak, uzun vadede bağışıklık sisteminin zayıflaması ile tansiyon ve diyabet gibi kronik hastalıkların kontrolünü zorlaştırabileceğini söyledi.
Dr. Fatma Arıcak, sıcak havalarda daha rahat uyuyabilmek için uyku öncesinde ağır egzersizlerden kaçınılmasını, yatmadan önce ılık duş alınmasını, pamuklu ve terletmeyen uyku kıyafetleri tercih edilmesini önerdi. Hafif nevresim ve çarşaf kullanılması, yatak odasının serin, karanlık ve iyi havalandırılmış tutulması gerektiğini belirtti. Akşam saatlerinde kafeinli içecek tüketiminin sınırlandırılması, gün içerisinde yeterli sıvı tüketimine özen gösterilmesi ve düzenli uyku saatlerinin korunması da öneriler arasında yer aldı.
Uyku düzensizliğinin haftalarca devam etmesi, gündüz yaşam kalitesini belirgin şekilde etkilemesi veya horlama, nefes durması gibi belirtilerle görülmesi durumunda mutlaka bir uzmana başvurulması gerektiğini söyleyen Arıcak, uzun süreli uyku problemlerinde altta yatan nörolojik, psikiyatrik veya sistemik hastalıkların araştırılması gerektiğini ekledi. Uyku hijyeninin düzenlenmesi, yaşam tarzı değişiklikleri ve gerekli görülen tedavi yöntemleriyle hastaların uyku kalitesinin iyileştirilebileceğini sözlerine ekledi.
Reklam & İşbirliği: [email protected]