Dermatoloji Uzmanı Dr. Melek Kesir Koç, yaz aylarında güneş ışınlarının dik açıyla gelmesiyle artan ultraviyole (UV) maruziyetinin ciddi cilt sorunlarına yol açabileceği uyarısında bulundu. Güneş yanıklarının sadece kızarıklıkla sınırlı kalmayıp DNA hasarına neden olarak cilt yaşlanmasını hızlandırabileceğini ve cilt kanseri riskini artırabileceğini belirtti.
Uzm. Dr. Melek Kesir Koç, güneş yanığının ultraviyole UVA ve UVB ışınlarının ciltte yarattığı akut bir reaksiyon olduğunu vurguladı. Bu durumun sadece yüzeysel bir kızarıklık olmadığını, hücresel düzeyde DNA hasarına yol açtığını açıkladı. Bu hasarın zamanla cilt yaşlanmasını hızlandırabileceği, kalıcı lekelere neden olabileceği ve cilt kanseri için zemin hazırlayabileceği ifade edildi.
Güneş ışınlarının en dik geldiği 10.00 ile 16.00 saatleri arasında UV seviyesinin en yüksek düzeye ulaştığını belirten Koç, bu saatlerde korunmasız güneşte kalmanın kısa sürede ciddi yanıklara yol açabileceği konusunda uyarıda bulundu.
Çocuklar, yaşlılar ve açık tenli bireylerin güneş yanığı açısından daha yüksek risk taşıdığını belirten Uzm. Dr. Melek Kesir Koç, bebek ve çocukların cildinin daha ince olması nedeniyle UV ışınlarının daha kolay nüfuz ettiğini söyledi. Bebeklerde koruyucu kıyafet ve şapka, daha büyük çocuklarda ise mineral filtreli SPF 50+ güneş kremleri önerildi. Yaşlılarda cilt yenileme kapasitesinin azalması ve ilaçların güneşe duyarlılığı artırması, açık tenlilerde ise melanin eksikliği nedeniyle riskin daha yüksek olduğu belirtildi.
Güneş yanığı oluştuğunda bol su tüketilmesi, soğuk kompres uygulanması ve alkol ile parfüm içermeyen nemlendiriciler kullanılması tavsiye edildi. Yoğurt veya diş macunu gibi halk arasında bilinen yöntemlerin enfeksiyon riskini artırabileceği, su toplamış kabarcıkların patlatılmaması gerektiği vurgulandı.
Yüksek ateş, titreme, bilinç bulanıklığı, şiddetli baş ağrısı, mide bulantısı, kusma gibi belirtilerde vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiği ifade edildi. Tekrarlayan güneş yanıklarının, özellikle çocukluk döneminde ağır yanık geçirilmesinin, ileriki yaşlarda melanom riskini iki katına çıkarabileceği belirtildi.
Güneşten korunmanın yalnızca güneş kremi kullanmakla sınırlı olmadığı, en az SPF 30, tercihen SPF 50+ geniş spektrumlu ürünlerin kullanılması, dışarı çıkmadan 15-20 dakika önce sürülmesi ve yenilenmesi gerektiği belirtildi. Geniş kenarlı şapka, UV filtreli gözlük ve koruyucu giysilerin de önemine değinildi.
Şemsiye altında veya bulutlu havalarda bile UV ışınlarının yansıma ve geçişi nedeniyle tam koruma sağlanamayacağı, bu nedenle önlemlerin her koşulda sürdürülmesi gerektiği ifade edildi. Tatilde cilt sağlığı için yeterli sıvı tüketiminin, güneş sonrası duş alarak cildi arındırmanın ve nemlendirici kullanmanın faydalı olacağı belirtildi. Plaja gitmeden önce parfüm veya alkollü kozmetik ürünlerin kullanılmaması, bu ürünlerin lekelere neden olabileceği uyarısı yapıldı.
Reklam & İşbirliği: [email protected]