ABD merkezli Coherence Neuro şirketi, beyin tümörlerini izlemek ve büyümesini elektriksel uyarılarla baskılamak amacıyla geliştirdiği çipleri üç hastanın beynine yerleştirdi. Bu deneysel teknoloji, özellikle glioblastom gibi agresif beyin kanserlerinin erken teşhisi ve tedavisinde çığır açma potansiyeli taşıyor. Sistem, tümör aktivitesine işaret eden elektriksel sinyalleri 24 saat boyunca takip ediyor.
Coherence Neuro’nun geliştirdiği sistem, felçli bireylerin bilgisayarları düşünce gücüyle kontrol etmesine odaklanan önceki beyin-bilgisayar arayüzü teknolojilerinden farklı bir amaç güdüyor. Beynin içine yerleştirilen cihaz, gün boyunca çalışarak tümör aktivitesine dair elektriksel sinyalleri sürekli izliyor. Böylece hastalığın yeniden ortaya çıkma belirtilerinin çok daha erken bir aşamada tespit edilmesi hedefleniyor.
Beyin kanserinin en agresif türlerinden biri olan glioblastom, teşhis sonrası hastalara ortalama 15 aylık bir yaşam süresi bırakıyor. Mevcut tedavi yöntemleri ameliyat, radyoterapi ve kemoterapiden oluşuyor. Hastalar sonrasında düzenli MR kontrolleriyle takip ediliyor. Ancak uzmanlar, bu yöntemin gerçek zamanlı takip sağlamadığını belirtiyor. Yeni çip teknolojisi, tümörün geri dönmeye başladığı ilk sinyalleri MR görüntülemesinden bile önce yakalayabilir.
Araştırmanın en dikkat çeken bölümü, elektriksel uyarı sistemi olarak öne çıkıyor. Bilim insanları, belirli elektriksel aktivitelerin kanser hücrelerinin davranışlarını etkileyebileceğini düşünüyor. Bu yöntem başarılı olursa, kanser tedavisinde yeni bir dönemin başlayabileceği belirtiliyor. Hastalık ortaya çıktıktan sonra müdahale etmek yerine, tümörlerin büyümesi daha başlangıç aşamasında baskılanabilir.
Şirket, klinik çalışmaya katılan üç hasta hakkında ayrıntılı bilgi paylaşmadı. İlk aşamadaki çalışmaların temel amacı, teknolojinin güvenli olup olmadığını anlamak üzerine yoğunlaşıyor. Araştırmacılar, çipin tümör sinyallerini doğru algılayıp algılamadığını ve elektriksel uyarıların tümör büyümesini etkileyip etkilemediğini inceliyor.
Uzmanlar, teknolojinin henüz deneysel aşamada olduğunun altını çiziyor. Başarılı sonuçlar alınsa bile, geniş çaplı kullanım ve resmi onay süreçlerinin tamamlanmasının yıllar alabileceği belirtiliyor. Bu çalışma, beyin çiplerinin yalnızca kaybedilen fonksiyonları geri kazandıran cihazlar olmaktan çıkıp, doğrudan hastalıklarla mücadele eden aktif tıbbi araçlara dönüşebileceğinin ilk işaretlerinden biri olarak görülüyor.
Reklam & İşbirliği: [email protected]